ANA SAYFA KURÂN-TEFSIR ESERLER MÜFESSIR MAKALELER SORU VE CEVAP ILETIŞIM
Makaleler
YAZILAN MAKALEMIZ
Kategoriler Kategoriler

Ravda-i Mutahhara Sohbetlerinden Ravda-i Mutahhara Sohbetlerinden
2. Sohbet: Cennet
Print Facebook Twitter Google | 2013-04-04

HER BAHÇEDEN BİR GÜLÜ OLAN BİR BAHÇE

2. Sohbet

Eûzu Billahimineşşeytânirracîm Bismillahirrahmanirrahîm. Ve-l hamdulillahi vessalatu
vesselamu alâ Seyyidina Rasulullah.

Bugünkü konumuz Cennet, çünkü hedefimiz oraya ulaşmak. İşlerimiz, hal ve hareketlerimiz, amelimiz o yöndedir. O yüzden hedefimizi anlayıp kavramamız cok önemlidir. Çünki eger iyi bilip anlarsak bunun için daha cok çaba sarf ederiz. O halde
Cennet'in isim ve anlamı ile başlayalım.

Cennet kelimesi örtmekten gelir ve örten anlamına gelir. Cin veya Cennet. Cin görünmez oldugu icin ismi cin'dir Cennet de bizim için görünmez oldugu için ismi
Cennetdir. Arapça’da Cennet sözcüğünün anlamı budur.

Cennet ve Cennet'in isimleri nedir? Cennetin çesitli isimleri vardır. Kur’an-ı Kerim’de geçen 2. isim: Dar-us Selâm’dır. Allahu Teala orayı huzur, mutluluk ve esenlik evi olarak adlandırmıştır. Allahu Teala Kur’an-ı Kerim’de buyurmuştur ki:  Onlar için Rabblerinin katında Dar-us Selâm (esenlik yurdu) vardır ve işlediklerinden dolayı O onların dostudur. (EN’ÂM, 6/127)

Cennetin 3. ismi: Dar-ul Huld’dur yani sonsuzluk evi. O evin sakinleri sonsuza kadar orada yaşayacakları için böyle adlandırlmıştır.

Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de buyurduğu gibi: De ki: 'Bu mu daha hayırlıdır yoksa takva sahiplerine vaadedilen Huld (sonsuzluk) Cenneti mi? Orası onlar için bir mükafat ve dönüş yeridir.(FURKAN, 25/15) Orada oraya girecek olanların yaşamları, yemeleri ve içmeleri kesintisiz olacaktır.”

Cennetin 4. ismi: Dar-ul Mukame ikamet evi anlamında. Allahu Teala Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur. “Ki O, bizi kendi fazlından (ebedi olarak) kalınacak bir yurda yerleştirdi; burada bize bir yorgunluk dokunmaz ve burada bize bir bıkkınlık da dokunmaz.(FÂTIR, 35/35)

Cennetin 5. ismi:  Cennet-ul Me’va yani sonsuza kadar ikamet edilecek cennet. Bu isim hakkında İbn-i Abbas (ra) şöyle buyurmuştur: O Cennet ki ona Cebrail (as) ve bütün Melekler (as) gelirler. Cennet-ul Ma’va Cennete varış demektir. “İman eden ve salih amellerde bulunanlar ise, artık onlar için, yaptıklarına karşılık olmak üzere, bir ağırlanma konağı olarak Me’va (barınma) cennetleri vardır.(SECDE, 32/19)

Allahu Teala Necm Suresi’nde: Sidrat-ul Munteha’nın yanında. Barınma (Me'va) cenneti onun yanındadır. (NECM, 53/13,14) Rasulullah (sas) miraç gecesinde oraya vardığında nakledilir ki Cebrail (as) ve diger melekler (as) hep oraya inerler.

Cennetin 6. ismi: Cennet-ul Adn yani Adn Cenneti demektir.
Allahu Teala Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur: “Allah Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içlerinde sonsuza kadar kalacakları Cennetler ve Adn Cennetinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah’ın hoşnutluğuysa hepsinden daha büyüktür. Büyük kurtuluş işte budur.” (TEVBE, 9/72) Cennet-ul Adn Kur’an-ı Kerim’deki altıncı isimdir.

Cennetin 7. ismi: Dar-ul Hayavân yani sonsuza dek yaşayacak olanların
hayavân bazılarının düşündügü gibi hayvan demek değildir. Hayavân hayat kelimesinden gelir yani hayat kelimesinin çoğuludur. Hayat tekil hayavân
çoğul.

Dar-ul Hayavân sonsuza dek yaşayacak olan demektir. Allahu Teala Kur’an-ı Kerim’de buyurur ki: “Ey kavmim, gerçekten bu dünya hayatı, yalnızca bir meta (kısa süreli bir yararlanma) dır. Şüphesiz ahiret, (asıl) karar kılınan yurt odur.” (MÜ’MİN, 40/39) demek ki Cennet veya cehenneme (Allah korusun) girdikten sonra bir daha ölüm yoktur ve olmayacaktır.

Cennete girince rahata kavuşulur. Mahşer günü, hesap günü biraz sıkıntılı olabilir ama kitabı sağ eline alıp Cennete girdikten sonra rahata erildi demektir.

Cennetin 8. İsmi: Cennet-ul Firdevs. Rasulullah (sas) şöyle buyurmuştur: ALLAH’tan cenneti istediğiniz zaman Firdevs cennetini isteyin. Zira cennetin en yükseği ve kadri en a’lası odur.” (AHMED BİN HANBEL, TİRMİZÎ VE BUHÂRÎ)

Cennetin 9. ismi: Cennetun Naîm yani bütün lezzetlerin Cenneti. Allahu Teala der ki:  O gün mülk (hükümranlık) yalnız Allah'ındır. O, aralarında hüküm verir. Artık iman edip salih ameller işleyenler Naîm Cennetlerindedirler.” (HACC, 22/56)

Cennetin 10. ismi: Al-Makâm-ul Emîn yani emin olan ikamet yeri; her kötülükten sakınılacak ve hiç bir dert, keder sıkıntı olmayacak, aralıksız olarak uyku acı vs. olmayacak ikametgah.

Cennetin 8 kapısı ve 10 tane de ismi vardır.

Rasulullah (sas) demiştir ki: Cennet aslında sana ayakkabının bağından daha ya
kın ve aynı şekilde Cehennem de öyle.

Cennetin kapılarının eni ne kadar? Allahu Teala şöyle buyurmaktadır: Rabbinizin mağfiretine ve genişliği göklerle yer kadar olan cennete koşuşun. Bu cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmıştır.” (AL-İ İMRAN, 3/133) Peki eni bu kadar büyük olan kapının boyu kim bilir nasıldır!

Peki Cehennem nerede? Onu da unutmamak lazım!

Rasulullah (sas) şöyle dedi: “Cennetin bir kapısının eni 40 yıl yürüme mesafesi. Öyle bir gün gelecek ki kalabalıktan uzun sıralar olusacak sadece bir kapısından 700.000 kişilik gruplar halinde girilecek, ilk ümmetimden son ümmetime kadar.

İMAM-I BUHÂRÎ VE İMAM-I MUSLİM yukarıdaki hadisi nakletmişlerdir. Konuyla ilgili şöyle bir rivayette vardır: “Ümmetimden 70.000 veya 700.000 kişi birleşip birbirlerinden destek alarak Cennete girecekeler, sonuncusu girmeden birincisi girmeyecek. Yüzleri nur’la dolacak tıpkı ayın gece parladığı gibi parlayacak.

Bakın Cennet ne kadar güzel bu fani dünyada herşey boş. Peki Cenneti kazanamazsan ne olur? Herşeyi kaybedersin ve tam tersi olur.

Bazıları vardır onlar ki Cennetin 8 kapısından  da girsinler diye cağırılacaklardır. Peki bunlar kimlerdir?

Abdullah-as-Sallami (ra) Rasulullah (sas)’in şöyle buyurduğunu naklediyor:
“Bir Müslümanın 3 çocuğu vefat etmişse bunlar onu 8 kapının önünde içeri girmeleri için karşılayacaklardır.

Abdullah-as-Sallami’nin (ra) oğlu Utbe’nin rivayet ettiği ve El-Albânî’nin camiide naklettiği hadisi şöyledir:

Rasulallah (sas) demiştir: Cinayet 3 çeşittir:

  1. Bir Mü’min kendini ve malını-mülkünü Allah yolunda harcar ta ki düşmanlarıyla harpte karşılaşır ve öldürülür. O artık onurlu bir şehit olarak Allah’a yakın ve O’nun Arş-u Alâ’sının altında bir çadırda bulunmaktadır. Artık sadece peygamberlik derecesi O’nun derecesinden üstündür.

  2. Bir adam çok günah işlemişti ve sonra tevbe edip kendini ve malını Allah yoluna adamıştı tâ ki düşmanlarıyla karşılaşıp savaşıp öldürülene kadar. Bütün günahları kılıcıyla silinmiştir.  Artık Cennetin istedigi kapısından girer. Cennetin sekiz kapısı  cehennemin ise  7 kapısı vardır. Cennetin her bir kapısı diğerinden güzeldir.

  3. Bir münafık, Müslümanlarla birlikte düşmana karşı öldürülene kadar savaşmıştı. O cehenneme girmiştir. Muhakkak ki kılıcı günahlarını silmez.

 

Ubeyde (ra)demiştir ki: Rasulallah (sas) dedi ki: “La ilahe illallah Muhammedun Rasulullah deyip İsa (as)’yı da Meryem (as)’e kelimesi olarak içine attığı Allah’ın kulu ve elçisi olarak kabul eden ve Cennetin hak olduğuna ve Cehennemin hak olduğuna şehadet eden, ameline göre Allah’ın Cennetine girecektir. (BUHÂRÎ VE MUSLİM)

(Bayanlara müjde)

Rasulullah (sas) buyurmuştur ki: “Eger kadın beş vakit namazını kılıp bir ay
orucunu tutup namusunu koruyorsa ve eşine itaat ediyorsa bu kadına Cennetin 8 kapısının hangisinden isterse girmesine izin verilir. (ALBÂNÎ)

Peki, Cennet ve Cehennem’de kimler çoğunluk olacaktır? Buhârî ve Muslim’den  nakledildiğine göre Cennete girecek çogunluk fakirlerdir.

Ömar bin Huseyn’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sas) şöyle buyurmustur: “Cennete baktım ve gördüm ki çogunluğu fakirlerdir ve Cehenneme baktım ordaki çoğunluk ise bayanlardı.

Muslim’in sahih hadislerinde Amr bin Alasi’nin (ra) oğlu Abdullah Rasulullah’ın (sas) şöyle buyurduğunu nakleder: “Mekke’den Medine’ye göçen muhacirlerin  fakirleri kıyamet gününde Cennete 40 yıl önce gireceklerdir.

Şunun da bilinmesi gerekiyor. Cennete fakirlerin daha erken girmeleri Cennet’de fakirler zenginlerden daha yüksek yerlerde olacak anlamına gelmez, ama zenginler zenginliklerinden dolayı hesapları daha uzun süreceği için yani zenginliğin nasıl ve nereden geldiği ve nereye harcandığı vs. sorgulanacaktır da ondan dolayı geçikeceklerdir.

Rasulullah (sas) buyurdu: İnsanoğluna 4 şeyden hesap sorulmadıkça onun ayakları kıyamet gününde Rabbinin katından ayrılmayacaktır:

  1. Ömrünü nasıl ve ne ile geçirerek yaşlandığından.
  2. Gencligini nasıl ve nerede harcadığından.
  3. Parasını (malını) nereden kazanıp nerede harcadığından.
  4. Öğrendiği ilimle nasıl davrandığından.

 

Türkiye’de ki kardeşlerim! Bizimle olduğunuz icin çok mutluyum
Bütün kardeşlerime iki dilde de anlatabilmek ve onların okuyup anlamasını sağlamak beni cok mutlu ediyor.

Dün Cenneten mango (meyve) yedim elhamdulillah.
Hepinizi cok özledim, Türkiyeyi kayseriyi. Dilim Arap ama kalbim Türk benim.
Allahu Teala Türkiye’yi ve halkını ve bütün Müslümanları korusun inşaallah.

Özellikle Türkçe konuşanlar için Türkçeyi ögreneceğim inşaallah. Sırf Türkiye’de    Türkçe sohbet yapabilmek icin sizin Televizyon kanallarınızı izliyorum.

Bazı zenginler de Cennet’de fakirlerden daha yüksek yerlere gelirler, çünki bazı Mü’minler vardır ki çok makbuldurlar. Onlar zengin ama mütevazidirler ve Allah’a itaat ederler hatta zenginlerden Cennete hesapsız girecek olanlar vardır. Bunun delili şudur: Rasulullah (sas)’ın 700.000 ümmeti hesapsız Cennete girecektir.

Efendimizin (sas) ailesi yani ehl-i beyti anneleri olan Hz. Fatima (ra) ile hesapsız Cennete gireceklerdir. Çünkü onların hatalarını kendisinin ifadesiyle Efendimiz (sas) kıyamette yüklenecektir. Allahu Teala Duha Suresi’nde der ki: Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.” (DUHA, 93/5)

Ve bütün Müslümanlar kıyamete kadar her namazlarında Peygamberimiz (sas) ve ailesine (ra) dua eder ve salavât getirirler. O nedenle Allahu Teala ehl-i beyte mensup olanları günahsız olarak ahirete gitmeleri için vefât etmeden önce temizler.

Allahu Teala itaat eden zengin kullarını itaat eden fakir kullarından daha çok sever. Çünki zenginlerin günah işleme olasılıkları daha yüksektir ve fitneye kapılma  imkanları daha çoktur ama buna rağmen onlar kendilerini sakınıp Allah’a itaat ederlerse dereceleri o nisbette yükselir.

İslam uleması (alimleri) der ki: “Helalin hesabı, haramın azaba var.” Demişlerdir.

Ebu Ali el-Dakak’a sorulmuş kim daha iyi, zengin olan mı fakir olan mı? Oda: “Zengin olan. Çünki El-Ğanî (Zengin) Yaradanın sıfatıdır ama fakir mahlukatın yani yaratılanların sıfatıdır.” Demiştir.

Allahu Teala buyurur ki: Ey insanlar, siz Allah'a (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Allah ise, Ğanî (zengin)’dir, Hamîd’dir.” (FATIR, 35/15) Yani zengin olup da hamd eden demektir.

Size Cenneti anlatayımmı?
İsteyenler kelimeyi tevhîd ve salavât yazsınlar.

La ilahe illallah Muhammeden Rasulullah.
Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihi ve sellim.

İnşaallah hepimiz Cennete gireriz ama avukat Yusuf orada avukatlık yapamayacak. Çünkü orada ne dert ne keder olmayacak sadece güzellik ve lezzet olacak.

Rasulullah (sas)’a miraç’dan sonra Cennet hakkında soruldu ve O (sas) dedi ki: Cennet’de gözlerin hiç bir zaman görmediği, kulakların hiç bir şekilde işitmedigi seyler vardır ve kalple aklın asla tahmin edemeyecekleri seyler vardır.

Ama O (sas) tarif edilebilecek kadarını da tarif etmekten geri durmadı:
“Tozu miskten ve taşları inci ve yakuttandır.” Buyurdu.

İmam-ı Ahmed nakleder: Sahabeler Cenneti sorarlar ve Rasulullah (sas) buyurur: “Bir tuğla altından ve diğeri gümüşten, sıvasını oluşturan çimentosu ise yeşil miskten, taşları inci ve yakuttan, tozu safrandan, içine adım atan büyük lezzet alır ve hiç üzülmez. Çünki ebedîleşmiştir ve ölmeyecektir artık. Kıyafeti eskimeyecektir ve yaşlanmayacaktır artık. Ve Cennetin ırmakları vardır üzerinde saraylar ve yollar olanırmaklar. Çeşit çeşit ırmaklar. Tatlı su ırmakları, hiç ekşimeyecek yağlı süt ırmakları, hakiki has bal’dan ırmaklar ve ekşi olmayan ve kötü kokmayan şarap ırmakları.

Suyu ve tadı hiç değismeyecek yani dünyada su nasıl tertemiz ve doğal ise ve değismiyorsa aynı o şekilde tattıkça lezzeti artacak, insanın içtikçe içesi gelecek ve her biri diğerinden güzel kokacak ve tadı içtikce artacaktır.

Rasulullah (sas) buyurmuştur ki: “İpek kiyafet giyen (erkekler) ahirette giyemeyecek ve dünyada şarap içenler orada (ahirette) içemeyecek.” (NESAİ VE HÂKIM)

İmam-ı Muslim Enes bin Mâlikten (ra) nakleder, der ki: “Rasulullah (sas) ile camii’de otururken Rasulullah (sas) kısa bir süre için uykuya daldı daha sonra başını kaldırdı ve gülümsedi. Biz de O’na sorduk: Nedir seni gülümseten Ya Rasulullah? Rasulullah (sas): Şu an bana Kevser Suresi vahyedildi.. dedi ve sordu. Siz kevserin ne oldugunu bilirmisiniz? Bizlerde Allah ve Rasulü herseyi daha iyi bilendir.. dedik. Ve Rasulullah (sas) dedi ki: Kevser Allah’ın bana söz verdigi, içinde çok hayır barındıran bir ırmaktır ve etrafında kıyamet gününde gökteki yıldızlar sayısınca ümmetimin olacağı bir havuzdur. Bazılarını melekler uzaklaştırmak isteyecek ama ben diyeceğim ki: Ya Rabbi onlar benim ümmetim ve Allah diyecek ki: Onların senden sonra yaptıkları bidat’ı (dinde olmayan yenilikler) bilmiyorsun.”

Dünya’da Cennetten gelen bazı ırmaklar vardır ama insanlar bunları değiştirmişlerdir.
Muslim Ebu hureyre (ra)’den nakleder: Rasulullah (sas) buyurmuştur: Ceyhan, Nil ve Fırat ırmakları hepsi Cennetin ırmaklarındandır.Cennetin ırmakları Rahmân’ın Arş-u Alâ’sından gelir yani özü oradan gelir.

İmam-ı Buhârî sahih hadislerinde Rasulullah’tan (sas) nakleder: “Allah’a ve peygamberlerine iman edenler, namazlarını kılıp, Ramazan’da oruçlarını tutanlar, Allah katında Cennete girmeye hak kazanır. (Allah’a itaat ederek asıl yurduna gelirler). Sonra sorarlar: Ya Rasulallah! Bunu nakledebilirmiyiz? Ve Rasulullah (sas) şöyle der: Cennetin 120 dereceleri vardır. Allah yolunda gidenler için derece derecedir, aynı yerle göğün arası gibi. Ve Allah’tan dilerken El-Firdevsi dileyin. O Cennetin ortasındadır ve en yükseğidir. Onun üstünde Rahman’in Arş-u Alâ’sı vardır ve ondan ırmaklar geçer.“

Ümmet-i Rasulullah (sas) Cennete ilk girecek olanlardır ve Cennete girecek olanların üçte ikisini kapsıyacaktır.

Ebu Hureyre (ra) der ki Rasulullah (sas) buyurmuştur ki: “Biz sonuncuyuz ama ilk başta gelenleriz.” yani bu şu demek oluyor. Ümmet olarak sonuncu ama Cennete ilk girecek olanlar. Diğer ümmetler Kitaplarını bizden önce aldılar ama sonra değiştirdiler ve Allah bize Son Kitap Kur’an’ı indirdi ve hidayet etti.

Rasulullah (sas) buyurmuştur ki: “Cennette 120 tür insan vardır ve 80’i benim ümmetimdir 40’ı ise diger ümmetlerdendir.” Bu hadi-i şerif İmam-ı Ahmed’in sahih hadislerindendir ve Albânî tarafından onaylanmıştır.

Allah Subhanehu ve Teala hadis-i kudsî’de şöyle buyurmaktadır: Ey Ademoğlu! Eger bana dua edip af dilersen seni şüphesiz affederim. Ey ademoğlu! Günahların göklere uzanacak kadar çok olsa dahi benden af dilersen seni şüphesiz affederim. Ey ademoğlu! Neden benim iyiliğim aşagıya, sana gelir de senin kötülügün yukarı bana çıkar ve yine de bütün dünyanın toz taneleri kadar günahın olsa bana şirk koşmadığın sürece af dilediğin zaman sana gelir ve dünyada ki toz taneleri kadar affederim seni.
Sevgili din kardeşlerim, sevgili genç kardeşlerim. Allah’ın ve Rasulü’nün (sas) bu sıfatlarına; O merhamete karşılık bizim isyan etmemiz hiç olur mu? Allah ve Rasulü’nü  (sas) hatta kendimizden fazla sevmeliyiz. Vallahi Cennete girmek için ya da Cehennem azabından korktugumuzdan değil, zira onlarda Allah’ın yaratıklarıdır. Allah ve Rasulü (sas) sevilmeye en layıktırlar. Bu nedenle Onlara sığınalım. Allahu Ekber diyelim, zira bu söz İslam dünyası ve ahiretimiz için nur ve hayır’dır.

Bu söylediklerimiz önceden hazırlanmış değildi. Bu sohbeti Rasulullah (sas) ile Rabbânî canlı yayında yaptık.

 

Gece münacaatı

Üzüntülüsün ey kalbim.
Dünyadaki herşeyi, ve Allah’ın tecellîsini taşıyabilirsin,
ama kırık ve üzüntülü bir kalbi taşıyamıyorsun.
Ey Rabbim! Madem ki Senden dolayı bu böyle, o halde ne olur bırakma beni çaresiz.
Ben senin isteklerinden ve hikmetinden hoşnutum,
ama bana Ya Alîm ve Ya Hakîm! Sabır ver, ki kalbimin sancısını giderebileyim.
Benim kalbim Senin ellerinde ve Senin bütün dünyayı saran hikmetin ve ilmin
benim sana anlatmadıklarıma da yeterlidir.

 
29.03.2013

Seyyid Mecdî Dawoud
Ana-Sayfa Kurân-Tefsir Eserler Müfessir Makaleler Soru ve Cevap Iletişim
YouTube
Facebook
Twitter